Bugün hâlâ bazı çevrelerde “birleşik mücadele” denince akla yalnızca sosyalist örgütlerin bir araya gelişi, birkaç ortak miting ya da bildiri geliyor. Bu elbette gereklidir; ancak yeterli değildir. Sosyalistlerin ortak duruşu bir sol odak yaratabilir, ama bu anti-faşist cephe demek değildir.
Kapsayıcı olmayan anti-faşist birlik olmaz
Faşizm sadece solculara değil, bu ülkenin bütün damarlarına çökmüş bir karanlıktır.
O yüzden ona karşı mücadele de, bu damarların tümünü içine almadıkça gerçek anlamda birleşik olamaz. Kürt halkının taleplerini, kadın hareketinin direncini, ekoloji aktivistlerinin direnişini, gençliğin isyanını, laik kesimlerin kaygılarını, hatta “liberal” diye küçümsenen özgürlükçü çevrelerin katkısını dışarıda bırakan her birlik çağrısı baştan eksiktir.
Bugün iktidar bloğuna karşı verilecek mücadelenin tüm muhalif kesimleri kapsaması gerekiyor. Bu, ilkesiz bir “herkesle yan yana” siyaseti değil; tam tersine, gerçek ilkeli duruşun gereğidir. Çünkü bu ülkenin geleceğini belirleyecek olan, devrimci niyetin saflığı değil, toplumsal çoğunluğun somut dayanışmasıdır.
Kürtleri dışlarsan ülkenin yarısını kaybedersin. “Liberal” diye yaftalanan kesimleri dışlamak, demokrasiyi kendi ellerimizle boğmak anlamına gelir. Ve sadece kendi çevremizde dönüp durmak, faşizmin karşısında moral üstünlük değil, politik etkisizlik üretir.
Bugün “birleşik mücadele” ne seçim ittifakı, ne de sosyalist dayanışmadan ibarettir.
Birleşik mücadele, ezilenlerin, dışlananların, farklı düşünenlerin, birbirine kuşkuyla bakanların bile ortak bir siyasal irade zemininde buluşmasıdır. Bu zemin kimsenin kimliğini inkâr etmesini gerektirmez; ama herkesin birbirine kulak vermesini zorunlu kılar.
Sol odak şart ama yeterli değil
Evet, bir sol odağa ihtiyaç var. Çünkü sol, bu toplumun ortak yaşam tahayyülünü kuracak, geleceğe dair etik ve politik yönü gösterecek tek güçtür.
Sol odak, anti-faşist mücadeleyi yalnızca “AKP’nin devrilmesi”yle sınırlamamak için zorunludur.
Çünkü eğer mücadele sadece “iktidar değişimi”ne indirgenirse, yeni bir yaşam fikri ortaya çıkmadan eski düzenin farklı biçimleri yeniden üretilir. Ama sol odağı, birleşik anti-faşist mücadeleyle karıştırmak da aynı ölçüde hatalıdır.
Sol odak, kendi politik hattını koruyarak topluma yön verir; anti-faşist cephe ise farklı kimliklerin, inançların, sınıfların ortak savunma hattıdır.
Birincisi inşa eder, ikincisi savunur. Birincisi tarih yazar, ikincisi tarihi durdurur.
Cesaretin iki yüzü
Anti-faşist birleşik mücadele ideolojik arılıkla değil politik cesaretle kurulur. Sol odak ise bu cesarete yön veren tarihsel bilinci temsil eder. Birlikte, bu ülkenin karanlığını ancak o zaman dağıtabilirler.
Gerçek birleşik mücadele, kiminle olduğumuzu değil, kime karşı olduğumuzu hatırladığımızda; gerçek sol odak ise, nasıl bir dünyayı birlikte kurmak istediğimizi hatırladığımızda başlayacak.
***
Kapak Resmi: Sabin Kadınlarının Müdahalesi (L’Intervention des Sabines), Jacques-Louis David, 1799 — Tuval üzerine yağlıboya, Louvre Müzes
Yorumlar (0)