Kübra Yılmaz’ın Çağrısı: "İyi Niyetten Kurumsal Güvenceye"
Solfasol.tv yazarı Kübra Yılmaz, henüz geçtiğimiz Temmuz ayında kaleme aldığı yazısında bu tehlikeye dikkat çekmiş ve kadın futbolunun geleceğinin kişilerin inisiyatifine bırakılamayacak kadar değerli olduğunu vurgulamıştı. Genel Kurul öncesinde 130 kongre üyesinin imzasıyla başlatılan kampanyaya değinen Yılmaz, kadın futbolunun sadece bir spor branşı değil, Ankara'nın kız çocuklarına açılan güvenli bir alan, onların bedenleriyle barışık, özgüvenli bireyler olarak toplumsal rolleri aşmasını sağlayan bir gelişim alanı olduğunu yazmıştı.
Yılmaz'ın "İyi niyetin kurumsal sorumluluğa dönüşmesi" yönündeki çağrısı, kadın futbolunun dönemsel yönetim değişikliklerinde kaybolup gitmesini önleyecek bütçesel ve idari bir güvence talep ediyordu. Ne var ki, Genel Kurul'un üzerinden daha bir ay bile geçmeden korkulan oldu; elde edilen o büyük birikim, kurumsal bir güvenceye kavuşturulmak yerine idari bir darbeyle yarım bırakılma noktasına getirildi.
Kriz Nasıl Patladı? Telefonla Fesih, "Gizli" Transferler ve Kayıp Madalyalar
Yeni Ankara gazetesinden Fırat Karabulut'un haberiyle ortaya çıkan detaylar, kulüp yönetiminin kadın futbol programına yaklaşımındaki gün geçtikçe derinleşen sorunları gözler önüne seriyor. U-13, U-15, U-17 ve A Takım (2. Lig) olmak üzere dört kategoride tamamen kendi öz kaynaklarıyla mücadele eden takımda kriz, U-15 liginin başlamasına günler kala patlak verdi. Velilerin takibiyle lig başvurularının yapılmadığı fark edilince, kulüp apar topar Teknik Direktör Baki Çifci, Deniz Çifci ve Gökselin Şahin'in görevine telefonla son verdi ve hocalara tesislere giriş yasağı getirdi. Bu karardan ne çocukların ne de teknik heyetin önceden haberi vardı.
Kriz bununla da sınırlı kalmadı:
- "Gizli" Transfer: Takımın yetenekli oyuncularından Yağmur Avcı'nın, ne teknik ekibin ne de ailesinin rızası alınmadan, kapalı kapılar ardında gizlice Fomget'e transfer edildiği ortaya çıktı.
- Kayıp Kupa ve Madalyalar: U-13 takımı şampiyon olmasına rağmen, TFF resmi listesindeki 1 kupa ve 40 madalyanın kulübün hiçbir resmi yazışma yapmaması nedeniyle gönderilmediği ve kupa töreninin dahi düzenlenmediği anlaşıldı. Bu durum, çocukların emeğine yönelik en büyük saygısızlık olarak kayıtlara geçti.
Perde Arkasında "Dedikodu" ve "Kişisel İntikam" İddiaları
Fırat Kararbulut'un haberinde yer verdiği iddialara göre bu ani tasfiyenin arkasında, futbol dışı kişisel çekişmeler yatıyor. Kadın Futbol Programı kurucularından Erdem Göktürk'ün, yeni Başkan Arda Çakmak'a küfrettiği yönünde asılsız bir dedikodu, Yedek Yönetim Kurulu Üyesi Nilüfer Bircan'a taşındı. Bircan’ın da Baki Çifci ve ekibinin Erdem Göktürk ile ortak hareket ettiğini varsayarak faturayı teknik ekibe kestiği öne sürülüyor.
Konuyla ilgili görüşülen Erdem Göktürk, küfür iddiasını kesin bir dille yalanlayarak, genel kurul sonrası zaten kulüpten uzaklaştığını belirtti. Baki Çifci’nin ise hakkındaki asılsız iddialara karşı Başkan Arda Çakmak ile görüşmek istediği ancak başkana bir türlü ulaşamadığı öğrenildi. Erkek takımının transfer yasağı ve yoğun idari işlerle meşgul olan Başkan Çakmak’ın kadın futbol takımındaki bu krizden tam olarak haberdar olmadığı veya odaklanamadığı belirtiliyor; şubede tek yetkili kılınan Nilüfer Bircan ise veliler tarafından maçlarda dahi hiç görülmemiş bir isim olarak sorgulanıyor.
Kızlar ve Veliler Ayakta: "Baki Hoca Neredeyse Oraya!"
Bu haksızlığa karşı sessiz kalmayan 53 lisanslı oyuncudan 33’ü, velileriyle birlikte imzaladıkları bir isyan dilekçesini kulüp yönetimine (Profesyonel İşler Sorumlusu İhsan Sinan Temel'e) resmi olarak teslim etti. Kızlar net bir duruş sergiliyor: "Baki hoca neredeyse oraya gideriz, oynamak istemiyoruz!"
Taraftar Gruplarından Ortak İsyan: "Güzel Giden Ne Varsa Cezalandırılıyor!"
Yönetimin bu tavrına en sert tepki ise tribünün sesinden geldi. Daha bir hafta önce yapılan taraftar toplantısında kadın futbolunun önemini öven ve dokunulmayacağı sözünü veren yönetimin, günler içinde bu kıyımı gerçekleştirmesi taraftarları ayağa kaldırdı.
Gençlerbirliği'nin köklü taraftar grupları ortak bir bildiriyle yönetime isyan etti. KaraKızıl Bilkentli Gençler Topluluğu, Gençlerbirliği CEPHE, ForzaGençlerbirliği ve ULTRAS KARDEŞLER'in katılımıyla yayınlanan bildiride şu ortak çığlık yükseldi:
"Gençlerbirliği'nde güzel giden ne varsa mutlaka cezalandırılıyor!"
Taraftar grupları, Gençlerbirliği Yönetim Kurulu'ndan acil açıklama beklediklerini belirterek şu dört kritik soruyu sordu:
- Kadın futbol takımı hocalarının görevine neden son verildi?
- Takım ile ilgili kimlerle ya da hangi oluşumlarla görüşüldü?
- Futbolcularımız başka kulüplere habersiz nasıl transfer edildi?
- Kazanılan madalyalar ve kupalar nerede?
Ankara'nın Kız Çocuklarının Emeği Kişisel Hırslara Kurban Edilemez!
Kübra Yılmaz'ın da belirttiği gibi, Gençlerbirliği Kadın Futbol Takımı sadece bir spor kulübü değil; Ankara kent kültürünün, dayanışmasının ve kız çocuklarının özgürleşme mücadelesinin sahaya yansımış halidir. Bu çocukların umutları, kazandıkları kupalar ve döktükleri alın teri, yöneticilerin kişisel intikam hırslarına ya da asılsız dedikodulara kurban edilemeyecek kadar değerlidir.
Solfasol olarak biz de soruyoruz ve bu sürecin takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz. Yönetim kurulunun bu sorulara yanıtlarını bekliyoruz.
Yorumlar (0)