Genel Başkan Özgür Özel’in ilan ettiği üzere, Yeni Parti eski nesil örgütlenme anlayışını kökten değiştirecek yapısal bir kopuşu hayata geçirmektedir. Demokrasiyi belirli aralıklarla sandığa gitmekten ibaret gören anlayışa karşı; delege vesayetini rafa kaldıran, üyeyi doğrudan siyasetin öznesi kılan ve gücünü liderden değil örgütlü tabandan alan yeni nesil bir siyaset kurulmaktadır. İnternet üzerinden saniyeler içinde gerçekleşen yeni nesil dijital üyelik modeliyle partinin kapıları halka sonuna kadar açılması hedeflenmektedir. Ancak partiye akın edecek bu toplumsal enerjiyi bürokratik engellere kurban etmemek ve katılımı niteliksel bir güce dönüştürmek için tabanın yönetimi doğrudan denetleyebileceği kurumsal güvenceler inşa edilmek zorundadır.
Daha önce Yeni Parti’yi Toplumun İçinde Kurmalı başlıklı yazımda Kitle Örgütleri Kurulu (KÖK) vasıtasıyla partinin emeğin, meslek örgütlerinin ve toplumsal hareketlerin iradesiyle kuracağı yatay bağları tartışmaya açmış; partiyi toplumsal muhalefetin ortak aklıyla buluşturma iradesini vurgulamıştım. Bu katılımcı hat, parti örgütünün kendi iç işleyişinde tabanın doğrudan denetimine dayanan kurumsal bir güvence ile pekiştirilmediğinde dikey bürokrasinin çarkları arasında erimeye mahkum kalacaktır. Çankaya Mahalle Meclisleri Forumu tarafından düzenlenen tüzük tartışmalarında savunduğum Örgütsel Gelişim ve Değerlendirme Kurulu (ÖGDK), parti içi siyaseti liyakat ve taban demokrasisi üzerine oturtma hamlesidir. Bu kurul, dijitalleşen üyelik yapısının partiyi sadece niceliksel olarak büyütmesini değil, niteliksel olarak da denetlemesini sağlayan devrimci bir araç olarak önerilmektedir
Siyasi partilerdeki örgütsel yozlaşmanın temel kaynağı, il ve ilçe kademelerindeki çalışma performansının hiçbir nesnel kritere dayanmamasıdır. Yeni üye hedeflerinin gerçekleşme oranı, saha çalışmaları ve toplumsal mücadeledeki varlık takip edilmediğinde, liyakat sahibi kadrolar tasfiye edilmekte ve itaatkarlığa dayalı iç siyaset egemen olmaktadır. Böyle bir kurul; il ve ilçe yönetimlerinin performansını özerk, şeffaf ve veri tabanlı mekanizmalarla ölçmek üzere kurgulanmaktadır. Yeni nesil dijital altyapı üzerinden üyelerin kendi yöneticilerini değerlendirmesini sağlayan bu yapı, siyasetin bir statü kapısı olmasını engellemektedir. Belli periyotlar boyunca performans barajının altında kalan yönetimler karşısında örgütün "Geri Çağırma Hakkı" işletilmekte; mazeretlere sığınmadan olağanüstü kongre toplanarak karar yetkisi doğrudan sandığa devredilmektedir.
Bu kurul, idari yönetimlerin üzerinde sallanan bürokratik bir sopa değildir. Bağımsızlığını korumak adına başkan ve sekreterinin doğrudan kongrede seçilen üyelerden oluşması esasa bağlanmış; atanmış mekanizmaların vesayeti bu çerçevede engellenmiştir. ÖGDK; örgütün eksiklerini tespit eden, ihtiyaç duyduğu eğitimi ve lojistiği sağlayan, parti içi emeği görünür kılan gelişim odaklı bir yoldaşlık mekanizmasıdır. Yöneticilerin eylem ve kararlarının gerekçeli olması ve performans karnelerinin tüm üyelerin erişimine açılması sosyal demokrat siyasal hattın zorunlu bir gereğidir.
Kurucu kopuş; siyasal üretimin ve örgütlenme modelinin araçlarını cesaretle değiştirmekle mümkündür. Toplumsal muhalefetin devasa birikimini Parti Meclisi’ne taşıyan Kitle Örgütleri Kurulu ile parti örgütünün liyakatini ve niteliğini çelikten bir güvenceye alan Örgütsel Gelişim ve Değerlendirme Kurulu, Yeni Parti’nin kurumsal zırhının iki ana ayağıdır. Sosyal demokrasinin Türkiye’de yeniden iktidar alternatifi haline gelmesi; siyaseti elitlerin ve delege ağalarının tasarrufundan çıkarıp, örgütlü tabanın ve kuralların egemenliğine teslim etmekle başarılacaktır.
* ÖGDK Yönetmeliği Taslağı
Yorumlar (0)