Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz

Cemal Süreya

İAK Basın Açıklaması: İklim adaleti, sadece karbon hesabı değil; sömürüsüz, savaşsız, eşit bir dünya talebidir.

İklim Adaleti Koalisyonu yeni yılın ilk haftasında gerçekleşen, küresel ve uzun vadeli etkileri tartışılan ABD'nin Venezuela saldırısı ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores’i kaçırmasıyla ilgili bir basın açıklaması yayımladı. İklim adaletinin sadece karbon hesabı değil; sömürüsüz, savaşsız, eşit bir dünya talebi olduğunun dile getirildiği basın açıklamasında Venezuela’da olanların, fosil düzenin iklimi yakarken aynı anda demokrasiyi de boğduğunu ve gezegen için varoluşsal bir tehdide dönüştüğü vurgulandı.

İAK Basın Açıklaması: İklim adaleti, sadece karbon hesabı değil; sömürüsüz, savaşsız, eşit bir dünya talebidir.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

Korsan devlet ABD’nin Venezuela ve başka ülkelere hukuksuz müdahaleleri derhal durdurulmalıdır.

İklim adaleti, halkların egemenliğini ve barışı savunur

 

Dünya, Ortadoğu ve Türkiye, tarihsel kırılmaların, hegemonik güç mücadelesinin, ekonomik ve ekolojik çöküşün eş zamanlı olarak yaşandığı bir dönüm noktasından geçiyor. Egemen bloklar arasındaki gerilim, savaş ekonomilerinin meşrulaştırılması canlı, cansız tüm varlıklarla birlikte gezegenin geleceğini büyük bir belirsizliğe sürüklüyor.  

ABD savaş makinasının tüm olanaklarını insafsızca kullandığı, yaşam çevresini yerle bir ederek, neredeyse tüm görevlileri katlederek Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores’i ABD’ye kaçırmakla sonuçlanan askeri operasyon ve buna eşlik eden bölgesel askeri yığınak üzerinden ülkenin siyasal iradesine ve enerji altyapılarına fiili bir baskı rejimi kurmaya yönelmesi emperyalist saldırganlığın açık bir örneğidir.

İklim Adaleti Koalisyonu olarak bu tabloyu yalnızca bir dış politika krizi ve uluslararası hukukun barbarca çiğnenmesi olarak değil, fosil yakıt merkezli emperyal tahakkümün güncel bir tezahürü olarak görüyoruz. Petrol, yine “güvenlik” kılıfıyla siyaset sahnesine sürülüyor; halkların iradesi, enerji kaynakları ve yaşam alanları askeri araçlarla rehin alınmak isteniyor.

Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına aykırı bu müdahale derhal durdurulmalıdır. Bölgeyi istikrarsızlaştıran askeri tırmanma, yeni çatışma dinamikleri üretmekte; sivil yaşamı, göç akımlarını, gıda ve enerji krizini derinleştirmektedir.

Ne istiyoruz?

  • ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonları ve baskı/abluka uygulamaları derhal sonlandırılsın. Maduro ve Flores derhal serbest bırakılsın.
  • Venezuela halkının kendi geleceğini tayin hakkına saygı gösterilsin; ülkede bulunan fosil yakıt ve madenler üzerinde vesayet anlamına gelen her türlü müdahale geri çekilsin.
  • Fosil yakıt düzeninin ürettiği şiddet döngüsü kırılmadan iklim adaleti mümkün değildir. Bu nedenle fosil yakıtlardan acil çıkış; yeni petrol, gaz ve kömür arama-çıkarma projelerine derhal son verilmesi, küresel kapitalizmin askeri güç, yaptırım tehdidi, lisans rejimi, tahkim mimarisi ve petrol üzerinden “geçiş” dayatmasına karşı mevcut üretimin bağlayıcı bir takvimle azaltılması ve dönüşümün gerçek bir adil geçiş güvencesiyle (iş, gelir, sosyal koruma, sendikal haklar) kamucu biçimde planlanması demektir. Kaynaklar fosil teşviklerine değil, sağlık, eğitim ve barınmaya, toplu taşımaya ve yoksullukla mücadeleye aktarılmalıdır. 

Türkiye’ye çağrımız

Türkiye’deki tüm kurumları ve siyasi aktörleri halkların egemenliğini ve barışı savunan net bir tutum almaya; askeri müdahaleyi meşrulaştıran söylemlerden uzak durmaya; uluslararası hukuk ve bölgesel barış yönünde adım atmaya ve fosil yakıtlardan çıkış çağrımızı desteklemeye çağırıyoruz.

İklim adaleti, sadece karbon hesabı değil; sömürüsüz, savaşsız, eşit bir dünya talebidir.

Venezuela’da olanlar, fosil düzenin iklimi yakarken aynı anda demokrasiyi de boğduğunu ve gezegen için varoluşsal bir tehdide dönüştüğünü bir kez daha göstermektedir.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış