Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz

Cemal Süreya

Ülkemizde Çatı GES'ler Teşvik Ediliyor mu?

Enerji üretimini sermaye gruplarının hakimiyetine bırakmamak, elektrik enerjisine uygun bedelle sahip olma hakkının kamu yararı doğrultusunda kullandırılması Devletin ve onun yürütücü organı olan hükümetlerin/başkanların yükümlülüğü olmalı.

Ülkemizde Çatı GES'ler Teşvik Ediliyor mu?

Türkiye’de GES kurulu gücü, toplam kurulu güç içinde giderek artıyor. Büyük ölçeklerdeki kurulu güç yanında evsel çatı GES kurulu gücü küçük bir orana sahip. OSB’lerde, elektrik tüketimini kendi üretimiyle karşılayan lisanssız üreticiler de giderek çoğalıyor.

Mayıs ayı başında yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretimi alanını yeniden düzenleyen mevzuatta değişiklikler yapıldı. 1.5.2026’da yürürlüğe giren “ELEKTRİK PİYASASINDA LİSANSSIZ ELEKTRİK ÜRETİM YÖNETMELİĞİ” ve buna bağlı olarak 5.5.2026’da EPDK’nın yayınladığı “Lisanssız Elektrik Üretim Tesislerinin ve İlişkili Olduğu Tüketim Tesislerinin Mahsuplaşma İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar”ın ne getirip ne götürdüğüne yakından bakmak gerekiyor.

Hemen dikkat çeken ilk nokta, gerek yönetmelik gerekse usul ve esaslar metinlerinin hem anlatım hem de dil olarak karmaşık bir yapıya sahip olması. Konuya en vakıf olanların dahi her maddeyi birkaç kez okuyarak anlaması ancak mümkün oluyor. Özensiz bir yazımla kullanıma sokulmuş olduğu anlaşılan Yönetmelik ile ona ilişkin Usul ve Esaslar, aceleyle yürürlüğe konulduğu izlenimini veriyor.

***

Mevzuata göre, ‘Lissanssız elektrik üretici’ kavramı, herhangi bir ticari faaliyete dayalı olmaksızın, şirket vb kurumsal yapılara gerek duyurmayan, esas olarak kendi tüketimi için üretim yapanları anlatıyor. Diğer bir deyişle, kendi tüketimi için üretim yapan küçük ölçekli işletmeleri ve evsel ve ev yaşamı etrafında şekilenen (örn. Bahçe sulama, kuyu pompası vb) tüketim için üretim yapmayı ifade ediyor. Bu tanım altındaki üreticiler, en fazla 1MW kurulu güç ile üretim yapma hakkına sahipler. Lisanssız üretici üretim fazlasını şebekeye verebiliyor. Bunun için şebeke işletmecisi ile arasında bir dizi işlem, sözleşme, imza, denetim vb süreçler işliyor. Lisanssız üreticiliğin yaygın olabileceği bir alan, çatıya paneller koyarak güneşten elektrik enerjisi üretmek. Gündüz saatlerinde üretilen elektrik fazlası şebekeye gönderilirken, gece tüketilen elektrik şebekeden çekilebiliyor.

Yalnızca kendi tüketimi için elektrik üreten ve elektrik dağıtım ağına bağlı olmayan çatı veya tarla GES sistemleri bu mevzuatın dışında; yani herhangi bir kayıt gereği olmadan kurulup çalıştırılabiliyor. Evsel GES sistemlerinin önemli bölümü, bu şekilde lisanssız üretici statüsü gerektirmeyen, şebekeye bağlı olmayan, dolayısıyla izin ve kayıt gereği olmadan kurulmuş tesislerden oluşuyor.

GES sistemleri, yenilenebilir kaynaklara dayalı olarak elektrik ürettiği için tüm dünyada giderek yaygınlaşma yolunda. Çatıya kurulan lisanssız GES tesislerinin en büyük avantajı, enerjinin tüketildiği yerde üretiliyor olması; yani elektriğin uzak mesafelere taşınması gereğinin olmaması.

Dünyada Çatı GES sistemlerini teşvik etmek için birçok politika araçları ve uygulama modeli geliştirilmiş durumda. Şebekeden alış ve şebekeye veriş şeklinde bağlı Çatı GES sistemleri için en etkili teşvik araçları, fiyatlama ve mahsuplaşma şekli. Şebeke işletmecisi kuruluşun, alınan ve verilen elektrik miktarını ölçüp, aradaki farkı hesaplamasına mahsuplaşma deniyor. Mahsuplaşmada 2 önemli parametre söz konusu. Birinci parametre, mahsup işleminin yapıldığı dönem; yani yıllar bazında mı, günler bazında mı mahsuplaşılacağı. İkinci parametre ise fiyatlama; yani fazla elektriğin şebekeye verilmesinde kullanılan elektrik fiyatı ile şebekeden çekilen elektriğin fiyatı.

Dünyada genellikle yıllık veya aylık mahsuplaşma dönemleri esas alınıyor. Yani bir yıl veya bir ay içinde üretilen ve tüketilen elektrik kWh cinsinden kaydediliyor. O dönem içinde üretim fazlası var ise fazlalık, birim satış fiyatıyla çarpılarak hesaplanan tutar Çatı GES sahibine ödeniyor. Tersi durumda ise Çatı GES üreticisi, tüketilen fazla miktarın alış fiyatıyla çarpılmasıyla elde edilen tutarı şebek işletmecisine ödüyor. Mahsuplaşma dönemi ne kadar uzun süreyi kapsarsa, yani yıl veya birkaç yıl mertebesine uzatılırsa, Çatı GES kurulumu o kadar destekleniyor anlamına geliyor.

***

Çatı GES işleten lisanssız üreticilerin, Mayıs ayından önce yürürlükte olan mevzuata göre şebekeye bağlı iki temel sorunu vardı: Mahsuplaşmanın aylık olarak yapılması ve alış-satış fiyatları arasındaki fahiş fark.

  1. Aylık olarak mahsuplaşma yapılması: Bir ay içinde üretilen ile tüketilen elektrik miktarı karşılaştırılıp, üretim tüketimden fazla oluğunda bu fazlalık, lisanssız üretici tarafından şebeke işleticisine satılıyor, tersi durumda ise fark kadar elektrik, şebekeden satın alınmış oluyordu. Mahsuplaşma dönemi bir ay olarak belirlendiği için, yaz aylarında üretim tüketimden fazla, kış aylarında ise tüketim üretimden fazla olduğundan, yıl bazında toplam üretim ve tüketiminiz birbirine eşit olsa bile tüketim fazlalığınızın olduğu aylar ödeme yapıyor, üretim fazlanız olan aylarada ise tahsilat yapıyordunuz. Oysa mahsuplaşmanın yıllık bazda yapılması, üreticiyi teşvik edecek, lisanssız GES uygulamaları ülke çapında yaygınlaşacaktı.
  1. Alış-satış fiyatları arasındaki fahiş fark: mahsuplaşma üretilen ve tüketilen elektriğin kwh miktarı üzerinden yapıldıktan sonra oluşan farkın bedelini hesaplarken, şebeke işletmecisinden alınan elektrik fiyatı 3,5TL/kWh (birim fiyat değil elbette; bir faturadaki tüm fiyat bileşenlerinin toplamının net tüketim miktarına bölünmesiyle elde edilen tutar olarak veriyorum) iken, lisanssız üreticiden satılan elektrik fiyatı 1,0 TL/kWh (birim fiyat değil elbette; alımı yapan şebeke işletmecisine kesilen fatura tutarından dağıtım şirketinin aldığı şebeke kullanım bedeli düşüldüğünde kalan birim fiyat) kullanılıyordu. Bu bedelleri örnek olarak veriyorum; ancak bugün için halen geçerli net tutarlar tam da böyle. Böyle olunca, yıl içinde üretim=tüketim denkliğine sahip olsanız dahi, alış ve satış bedelleri farklı olduğundan sonuçta lisanssız üretici zarar etmiş oluyordu.

***

Yeni düzenlemenin getirdiği farkı, 5.2kW kurulu kapasiteli çatı GES’i bulunan bir ‘lisanssız üretici olarak kendi somut örneğim üzerinden anlatmak istiyorum.

Mayıs ayının ilk 18 gününün verilerini alıp, bunu sanki bir aylık periyodmuş gibi düşünerek, kendi çatı GES sistemimizin saatlik ve 18 günlük mahsuplaşma hesaplarını aşağıda karşılaştıracağım:

Mayıs ayında hemen tüm günlerde çatı GES’ten şebekeye enerji verilmiş; toplam miktarlar aşağıda:   

1-18 Mayıs şebekeden çekiş:               135kWh           

1-18 Mayıs şebekeye veriş:                   294kWh

1-18 Mayıs şebekeye net veriş:           294-135=159kWh           

Şebekeye verilen enerjinin kWh fiyatı 1 TL/kWh olarak alınırsa, ‘aylık mahsuplaşma’ esasına göre hesaplamada, lisanssız üretici lehine 159 TL alacak görünüyor.

***

Saatlik mahsuplaşmada ise, gece şebekeden enerji çekilirken gündüz şebekeye enerji verildiği görülüyor. Hernekadar 24 saat içinde üretilen enerji tüketilenden çok da olsa, saatlik mahsuplaşma esasına göre yapılan hesaplamada:

1-18 Mayıs şebekeye toplam veriş=1 saat bazında mahsuplaşılmış veriş= 294kWh (1,0TL/kWh fiyattan 294TL alacak)

1-18 Mayıs  şebekeden toplam çekiş=1 saat bazında mahsuplaşılmış alış=135kW (3,5TL/kWh fiyattan 473TL borç)

Net sonuç 473-294=179TL borç oluşacak.

 ***

Günlük mahsuplaşmada 159TL alacak kaybına uğramaya ilave olarak 179TL de borç eklendiğinde, toplam kayıp 159+179=338TL olacak.

Lisanssız üreticiden alınan bu bedel, şebeke işletmecisinin kasasına gidiyor. Yapılan düzenlemenin:

-           çatı GES kurarak doğaya, insanlığa ve ülkeye fayda sağlayan üreticiyi mağdur ettiği,

-           şebeke işletmecisinin, herhangi bir ek işlem/yatırım yapmadan bu düzenlemenin kazançlı tarafı olduğu

görülüyor.

***

Bahsetmeden geçmemek gerekir:  lisanssız üreticilerin şebekeye verdiği elektriğin, başka bir tüketim noktasına, örneğin kendisinin başka bir mahaldeki evine, vb mahsup edilmesinin yolu da bu yeni düzenlemeler ile tamamen kapatılmış durumda (Madde 23)

***

Konuyla doğrudan ilişkili olduğu için değinmeden geçilemeyecek bir konu da YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması) uygulamaları. Bu konu çok geniş kapsamlı ancak lisanssız üretim ve bununla ilgili fiyatlama mekanizmalarına dair olduğundan bahs değer bölümü özetlersek: tüm elektrik tüketiicilerine gelen faturalardaki YEKDEM katkı payı, yani tüketiciden yenilenebilir enerjinin teşviki için toplanan kaynak, şebeke işleticilerine gidiyor, lisanssız üreticilere gideceği yerde.

***

Bu konular Dünya’nın da gündeminde elbette. Çoğu AB ülkesinde, Avustralya, Brezilya, Hindistan, Çin, Japonya ve Pakistan’da iyi uygulama örnekleri bulmak mümkün. Çatı GES uygulamalarının yaygınlaşmasını teşvik eden birçok ülkede alış/satış fiyat arasındaki makas daraltılarak ve mahsuplaşma dönemi uzatılarak amaca ulaşılabildi.

Türkiye’de teşvik edilmesi gereken şey çatı GES uygulamalarının yaygınlaştırılması: bunun için yapılmış olanlar ve yapılması gerekenler belli:

  • kurulum aşamasında teknik destek ve danışmanlık sağlanması
  • uygun kredi/finansman imkanlarının sağlanması
  • işletme evresinde teknik destek, bakım, onarım hizmetleri sağlanması
  • şebekeye verilen ve şebekeden alınan elektrik alış/satış fiyatı arasındaki makasın sıfırlanması veya Dünya’daki örneklerine parallel biçimde en aza indirilmesi
  • site, kooperatif, mahalle, semt örgütlenmelerine ortak mekanlarda GES kurulum imkanı sağlanması; Böylelikle örgütlenme temelini yaygınlaştırarak ölçek ekonomisinin imkanlarının kullanılması.
  • kentsel dönüşümde çatı GES uygulamasının teşvik edilmesi
  • mahsuplaşma döneminin en az bir yıl olması
  • ve daha pek çok destek enstrümanı geliştirilmesi

Enerji üretimini sermaye gruplarının hakimiyetine bırakmamak, elektrik enerjisine uygun bedelle sahip olma hakkının kamu yararı doğrultusunda kullandırılması Devletin ve onun yürütücü organı olan hükümetlerin/başkanların yükümlülüğü olmalı.

***

Yazarın Konuyla İlgili Önceki Yazıları:

- Elektrikte Yenilenebilir Kaynaklara Özellikle de Güneş Enerjisine Yönelmek Gerekiyor --> https://solfasol.tv/elektrikte-yenilenebilir-kaynaklara-ozellikle-de-gunes-enerjisine-yonelmek-gerekiyor/

- Doğaya Karbonsuz Davranmamız Lazım --> https://solfasol.tv/dogaya-karbonsuz-davranmamiz-lazim/

- Havamız Bozuldu, N’apmalı? -->  https://solfasol.tv/havamiz-bozuldu-n-apmali/ 

- Sapiensin Yaşam Mücadelesinden İklim Krizine --> https://solfasol.tv/sapiensin-yasam-mucadelesinden-iklim-krizine/

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış