Marcos Economou, Kıbrıslı anti-kapitalist grup Anatropi'nin bir üyesi. SW'a verdiği ropörtajda, insanların Kıbrıs'taki İngiliz askeri üsleri RAF Akrotiri ve Dhekelia'ya karşı örgütlendiğini vurguladı:
Kıbrıs'taki İngiliz üsleri, İsrail'in Gazze'deki soykırımını kolaylaştırmak için hemen her gün kullanıldı. Bu birçok kişi tarafından belgelendi, ancak Kıbrıs hükümeti üslerin kullanıldığına dair hiçbir bilgisi olmadığını iddia etti.
Başka bir deyişle, hükümet soykırıma katıldıklarını inkar etti.
Ancak İran'a yapılan saldırılardan çok önce İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın üsleri ziyaret etmesi ve İran'a askeri müdahalede kullanılmalarına izin vereceğini söylemesi Kıbrıs hükümetini ve buradaki insanlara söylediği yalanların altını oydu.
Bu üsler burada olmamalıydı, Kıbrıs’ta yerleri yok.
1960'ta Kıbrıs'ın bağımsızlığı ilan edildiğinde, İngiltere'nin istediği zaman kullanabileceği "egemen askeri üslere" sahip olacağı konusunda anlaşmaya varılmıştı.
Ancak 1974'teki Türk işgalinden sonra ada, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs arasında bölündü. Yunan askeri cuntası, Kıbrıs'ta bir darbeyi destekleyerek adayı ilhak etmeyi ummuştu.
Çeşitli sağcı hükümetler İngiliz emperyalizminin hizmetkarları haline geldi. "Kıbrıs Sorunu" ile ilgili olarak İngiliz hükümetinden ayrıcalıklı muamele istiyorlar.
Şimdi ise Kıbrıs'ın kendi içinde yükselen askeri düşmanlık ve hamleler var. Bu kaos ortamında Yunanistan, Kıbrıs hükümetine iki F-16 savaş uçağı ve iki fırkateyn göndereceğini açıkladı. Bir gün sonra Kuzey Kıbrıs, Türkiye'nin kendisine iki F-16 gönderdiğini söyledi.
Başka bir deyişle, daha geniş bölgedeki bu istikrarsızlık, çeşitli bölgesel güçlerin güç gösterilerine ve işlerin kontrolden çıkma olasılığına yol açıyor.
Bunun arkasında Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve ABD arasındaki 3+1 Stratejik İttifakı var. Hepsi de Doğu Akdeniz deniz tabanındaki doğalgaz rezervlerine karşılıklı olarak ilgi duyduklarını açıkladılar.
Bu bir askeri ittifaktır. Örneğin, Kıbrıs Cumhuriyeti İsrail'den Demir Kubbe füze savunma sistemini satın aldı.
Bu arada hükümet, bu satın alma yoluyla, Filistinlilere karşı soykırımında İsrail devletini fiilen mali olarak desteklemiştir. İnsanlar bunu anlıyor.
Kıbrıs'taki insanlar genel olarak İngiliz üslerinin Kıbrıs halkını tehlikeye attığını görüyor. Bu duygu solun ötesinde de mevcut örneğin, insansız hava aracı Akrotiri'yi vurduğunda, insanlar bölgeden tahliye edildi ve şimdi esasen kamplarda yaşıyorlar.
Bu yüzden protesto eden insanlar var. Akrotiri yakınlarındaki Limassol şehrinde 300 kişilik bir protesto gösterisi vardı. Cumhurbaşkanlığı sarayının önünde de yaklaşık 350 kişi vardı.
Bundan sonra ne olacağını göreceğiz, ancak buradaki insanlar hem hükümetimize hem de buradaki İngiliz üslerinin varlığına karşı harekete geçiyor.
Sloganlarımızda sadece "İngiliz üsleri Kıbrıs'tan defolsun" değil, batıya da "Kıbrıs'ı savaşınız için bir fırlatma rampası olarak kullanmayın" diyoruz.
***
* Socialist Worker Gazetesi'nden alınmış, Arthur Townend tarafından yapılan söyleşi Marx 21 Yayınevi Çeviri Grubundan Çiğdem Özbaş tarafından tercüme edilmiştir.
Kaynak Bağlantısı: https://socialistworker.co.uk/news/dont-use-cyprus-as-a-launch-pad-for-your-war-interview-with-cypriot-activist/
Yorumlar (0)